Kriya Yoga Hakkında

        Kriya Yoga, geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan kadim bir aydınlanma yolu ve meditasyon tekniğidir. Hindistan’ın kutsal metinleri; Uphanishad’lar, Bhagavad Gita ve Patanjali’nin yoga sutralarında bahsi geçen yoga tekniği Kriya Yoga’dır.

        Kriya yoga çok eski çağlardan bu yana Hindistan da bilinmesine rağmen zaman içerisinde unutulmuştu; ta ki gizemli üstat Babaji tarafından yeniden insanlığa armağan edilene kadar. Babaji, Kriya Yoga’yı modern dünyaya yeniden tanıtması için tekniği Lahiri Mahasaya’ya aktarmıştır. Babaji inisiye ettiği Lahiri Mahasaya’ya; “Sen Kriya Yoga sayesinde, arayış içinde olan birçok samimi insana ruhsal teselli götürmek için seçildin. Aile bağlarının ve ağır dünyevi görevlerinin sorumluluğu altında bulunan milyonlarca insan, kendileri gibi aile reisi olan senden cesaret alacaklar. Onların, yogayla ulaşılabilecek en yüksek yerlerin, aile insanı için demir parmaklıklar arkasında olmadığını anlamalarına yardım edeceksin.” demiştir ve bu kadim tekniğin ancak Guru’dan (Ruhsal Öğretmen) öğrenciye aktarılan ayrıntılarını Lahiri Mahasaya’ya öğretmiştir.

        Kriya Yoga, Lahiri Mahasaya’nın en parlak öğrencilerinden olan Sri Sri Swami Yukteswar’ın öğrencisi Paramahamsa Yogananda’nın 1920 yılında Amerika’ya gönderilmesi ile batı dünyası tarafından da bilinmeye başlanmıştır. Paramahamsa Yogananda’nın uzun yıllar büyük özveri ile sürdürdüğü çalışmaları meyvesini vermiş ve yüzbinlerce insan Kriya Yoga’ya inisiye edilmiştir. Nihayetinde, ilk kez bir Yogi’nin kendi kaleminden dökülen otobiyografisi olan “Bir Yogi’nin Otobiyografisi” oldukça ilgi görmüştür ve bu kitap sayesinde sadece ABD toplumu değil, dünyanın diğer toplumları da Kriya Yoga’nın varlığından haberdar olmuştur.

       Paramahamsa Yogananda “Bir Yogi’nin Otobiyografisi” adlı kitabında Kriya Yoga’yı şu şekilde tarif etmiştir; “Kriya Yoga, belirli bir eylem {kriya’nın Sanskritçe kökü kri’den [yapmak]türemiştir} aracılığıyla, sonsuzla birleşmek (Yoga) demektir. Tekniği imanla uygulayan bir kriyavan, karmadan veya sebep-sonuç dengelerinin zincirinden giderek kurtulur. Kriya Yoga, insan kanının karbondioksitten arındırılıp oksijenle yeniden şarj edildiği basit bir psikofizyolojik yöntemdir. Bu ekstra oksijen atomları, beyin ve omurgadaki merkezleri canlandırmak için hayat akımına dönüştürülür. Toplardamardaki kirli kanın birikmesini durduran kriyavan, dokuların bozulmasını bir ölçüde azaltabilir ya da tamamen engelleyebilir. İlerlemiş bir yogi, hücrelerini enerjiye çevirebilir. Kriya yoga, bedeni disipline etmekten, zihin kontrolünden ve AUM üzerine meditasyon yapmaktan oluşur. AUM, yaratıcı kelime, titreşimsel motor vızıltısı, tanrısal varlığın delilidir. Yoga’ya yeni başlamış biri bile kısa zamanda AUM’un harikulade sesini duyabilir.”

        Kriya Yoga, meyvelerini çok kısa sürede veren son derece basit, etkin, dinamik ve her yaş grubundan insanın fiziki durumuna bağlı olmaksızın yapabileceği bir meditasyon tekniğidir. Kişi meditasyon süresini özel yaşamına göre özgürce ayarlayabilir. Tekniğin ilahi meyvelerinin yanısıra uygulayıcının bedensel sağlığının güçlenmesi, özel ve sosyal hayatının iyileşmesi, beynin çalışma kapasitesinin ve yaratıcılığının artması, astrolojik negatif etkilerden korunma gibi pek çok faydası da mevcuttur. Kriya Yoga adayı, inisiye etmeye yetkili Swamiler ve Acharya’lar (Öğretmen) tarafından inisiye edildikten sonra kendisine teknik öğretilir ve kişi artık kendi başına tekniği uygulamaya başlar. Bu tekniğin saflığının bugüne kadar korunmuş olmasının başlıca nedenleri; inisiyasyon ile verilmesi ve uygulayıcının tekniği bir başkasına öğretmesine izin verilmemesidir.

        Hem Swami Yukteswar’ın, hem de Paramahamsa Yogananda’nın doğrudan öğrencisi olan Paramahamsa Hariharananda’nın Avrupaya gelerek başlattığı Kriya Yoga seminerleri “Kriya Yoga Inte rnational”ın doğmasına vesile olmuştur. Onun kıymetli öğrencisi ve yaşayan bir kriya yoga master olarak Paramahamsa Prajnanananda tarafından yürütülen özverili faliyetler ile de Kriya yoga bugün Avrupa, Asya ve Amerika kıtalarında Lahiri Mahayasa’nın dediği gibi; “Güzel bir çiçeğin kokusunun yayılması…” gibi yayılmaya devam etmektedir.